Sıkça Karıştırılan Sözler

 
 Söz    


aciz  âciz    ad  ad, -ddi    adem  âdem    ademiyet  âdemiyet    adet  âdet    adına  için    ahize  avize    akit  âkit    ala  âlâ    alaka  ilişki    alem  âlem    alim  âlim    ama  âmâ    amin  âmin    araz  âraz    aşık  âşık    ayan  âyan    ayrım  ayrılık    bağlı  bağımlı    batın  bâtın    bekar  bekâr   

özel

  sf. 1. Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal: Aşçının özel yemeği. 2. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal. 3. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî: "Özel bir diyeceği varmış gibi koluma girdi sokakta." -N. Cumalı. 4. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. 5. Dikkate değer: Özel bir ilgi gösterdi. 6. Ayırt edici bir niteliği olan. 7. Her zaman görülenden, olağandan farklı: Özel durumları da göz önüne alalım.


özgü

  sf. 1. Birine, bir şeye ait olan, öze, has, mahsus: "Bu, içinde doğduğu, geliştiği, biçim kazandığı topluma özgü dildir." -N. Uygur. 2. Belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, öze, has, mahsus. 3. Aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus.