Sıkça Karıştırılan Sözler

 
 Söz    


aciz  âciz    ad  ad, -ddi    adem  âdem    ademiyet  âdemiyet    adet  âdet    adına  için    ahize  avize    akit  âkit    ala  âlâ    alaka  ilişki    alem  âlem    alim  âlim    ama  âmâ    amin  âmin    araz  âraz    aşık  âşık    ayan  âyan    ayrım  ayrılık    bağlı  bağımlı    batın  bâtın    bekar  bekâr   

olasılık, -ğı

  a. 1. Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, ihtimal: "O gün biyolojicinin yazılı yapma olasılığı vardı." -Ç. Altan. 2. fel. O zamana kadar yapılan deneylerle bir olayın ortaya çıkmasının beklenilmesi ancak yine de tam bir kesinliğin bulunmaması durumu.


olanak, -ğı

  a. Yararlanılan uygun şart veya durum, imkân: "Olanakların, olasılıkların bir sonu bulunabilirdi belki zamanla." -Y. Atılgan.