Sıkça Karıştırılan Sözler

 
 Söz    


seri  seri:    sıcaklık  ısı    şura  şûra    tabii  tabi    tahrifat  tahribat    takdir  taktir    tavsiye  tasfiye    teamül  temayül    tefriş etmek  teşrif etmek    tellak  natır    tellal  tellak    temiz  temyiz    teskere  tezkere    uhde  ukde    ücret  para    vakıa  vâkıâ    vakıf  vâkıf    varis  vâris    vasi  vâsi    yad  yâd    yakın  yaklaşık   

kurgu

  a. 1. Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, anahtar. 2. Zembereğin kurulmuş olma durumu: Saatin kurgusu bitmiş. 3. Bir bütün oluşturmak için parçaları takıp birleştirme işi, montaj: Demir fabrikasının kurgusu bitti, işletmeye açıldı. 4. Bir işe hazırlamak için yapılan telkin: "Bankacılardan birkaçının kurgularıyla Belediye başkanlığına adaylığını koymuştu." -M. Ş. Esendal. 5. ed. Çatı. 6. fel. Uygulamaya geçmeyen yalnız bilmek ve açıklamak amacını güden düşünce, kuramsal araştırma, spekülasyon. 7. sin. ve TV Bir filmin değişik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini, bir anlam ve uyum bütünlüğü sağlayarak birleştirme, montaj. 8. sin. ve TV Gerçek olmayan olay ve kahramanlardan oluşan eser.


kurmaca

  sf. 1. Olmadığı hâlde varmış gibi tasarlanmış, kurgulanmış: "Yalnızca bir romandır ve bütün romanlar gibi kurmacadır." -S. İleri. 2. a. Tasarlanmış olay: "Şimdi şunu merak ediyorum, kurmacanın serpildiği gerçek, bir aşama sonra yine kurmacayı besliyor mu?" -T. Uyar.