Sıkça Karıştırılan Sözler

 
 Söz    


hakimane  hâkimane    hal  hâl    hala  hâlâ    haya  hayâ    ilgili  ilişkin    indirmek  indirgemek    irtica  iltica    isal  ishal    kabil  kabîl    kam  kâm    kamelya  kameriye    kanun  kânun    kap  kâp    kaplı  çevrili    kar  kâr    karşın  karşılık    katil  ka:til    konsantre  konsantrasyon    kurgu  kurmaca    lam  lâm    mahsur  mahzur   

hal, -li (pazar yeri), hal, -lli (çözme, eritme), hal (tahttan indirme)

 (I) esk. 1. Çözme, çözülme. 2. Çözüm. 3. Eritme. 4. Karışık bir sorunun içinden çıkma, sonuca varma.
(II) a. Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı yer.
(III) a. tar. Tahttan indirme.


  a. (ha:li) 1. Bir şeyin içinde bulunduğu şartların veya taşıdığı niteliklerin bütünü, durum, vaziyet: "Herkes hâline göre bir hediye verdi." -H. R. Gürpınar. 2. Davranış, tutum, tavır: "Bambaşka bir hâliniz vardır sizin. Merhametli bir insan olduğunuz bellidir." -O. Rifat. 3. Şimdiki zaman, içinde yaşanılan zaman: "Bugün yazılan her kitap hâlden istikbale bir habercidir. Hâl dediğimiz şey yarından sonra mazi olacaktır." -Y. K. Beyatlı. 4. Güç, kuvvet, takat: Şimdi gezmeye çıkacak hâlim yok. 5. mec. Kötü durum, sıkıntı, dert: Zavallının başına ne hâller geldi. 6. db. Durum.