Sıkça Karıştırılan Sözler

 
 Söz    


bekar  bekâr    berat  beraat    bilakis  bilhassa    cefakâr  cefakeş    çekimser  çekingen    dahi  dâhi    dahil  dâhil    delalet  dalalet    depremin şiddeti  depremin büyüklüğü    deyim  deyiş    doyumsuz  doyulmayan    emir  emîr    etkin  etken    eyer  eğer    fani  fâni    folklor  halk oyunları    geçtiğimiz hafta  geçen hafta    gerçekleşen  meydana gelen    hak  hâk    hakim  hâkim    hakimane  hâkimane   

bağlı

  sf. 1. Bir bağ ile tutturulmuş olan: "Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı." -Halikarnas Balıkçısı. 2. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste: "Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı" -B. Necatigil. 3. Sınırlanmış, sınırlı: Tüzüğe bağlı bir işlem. 4. Kapatılmış olan, kapalı: Bağlı geçit. 5. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan: Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun bağlı kuruluşlarını ziyaret ettim. 6. mec. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun: Çocuklarına bağlı ana. 7. hlk. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek).


bağımlı

  sf. 1. Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. 2. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. 3. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.