Sıkça Karıştırılan Sözler

 
 Söz    


mahsur  mahzur    maiyet  mahiyet    mani  mâni    meşruiyet  meşrutiyet    metin  metîn    muhabere  muharebe    muhasebe  musahabe    mürteci  mülteci    mütehassis  mütehassıs    mütevazi  mütevazı    nakil  nâkil    nazım  nâzım    nefis  nefîs    nüfus  nüfuz    olasılık  olanak    oldukça  çok, çok fazla    öğretim  öğrenim    özel  özgü    sadır  sâdır    sari  sâri    seri  seri:   

ayrım

  a. 1. Ayırma işi, tefrik: Kuvvetler ayrımı. 2. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark: "Bu arada silinen ayrımlar ve ayrımcıklar, bulanıklığı iyiden iyiye artırıyor." -T. Uyar. 3. Alt bölüm. 4. man. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. 5. Ayrılma noktası: Yol ayrımı. 6. sin. ve TV Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü.


ayrılık, -ğı

  a. 1. Ayrı olma durumu. 2. Birinden uzak düşme: "Sevgiyi tanımayanlar ayrılığın acısını da bilmezler, özlemezler ve gurbet hissi duymazlar." -M. Kaplan. 3. Düşünce, görüş veya duygu arasındaki uymazlık, mübayenet: "Arapça konuşan milletler arasındaki ayrılıklar da onun dikkatini çekmemişti." -M. Kaplan. 4. huk. Evlilik birliğinin yargıç kararı ile geçici bir süre için kaldırılması.